Kategori: Bilgi-Haber-Sağlık

5 Egzersiz ile Seksi Kalçalara Sahip Olun.Yuvarlak Dolgun Kalçalar

5 egzersiz ile Seksi kalçalara sahip olabilirsiniz.

Continue reading “5 Egzersiz ile Seksi Kalçalara Sahip Olun.Yuvarlak Dolgun Kalçalar”

Kansere davetiye çıkaran 10 besin

Farkında olmadan günlük yediğimiz gıdaların birçoğu kansere davetiye çıkarıyor. Peki bunlar hangileri?

– Mikrodalgada patlamış mısır
Pratik olmasına rağmen mikrodalgada yapılan patlamış mısırlar yüksek oranda kanserojen içerir. Özellikle kadınlarda doğurganlık, böbrek, karaciğer gibi organlarda kanser riskini artırıyor.
kansere-davetiye-cikaran-10-besin-5663128
– Rafine şeker ve meyve gazozu
Jelibon ve benzeri şekerli yiyecekler kanser hücrelerinin üremesini artırıyor. Özellikle pastalar, gazozlar ve meyve suları yasaklılar listesinde en başta gelenler.
kansere-davetiye-cikaran-10-besin-5663131
kansere-davetiye-cikaran-10-besin-5663128
– Patatesi cipsleri
Lezzetli oldukları kadar kaloriden zengin ve trans yağ içeren atıştırmalıklar kalp hastalıklarından tutun kansere kadar birçok hastalığa davetiye çıkarıyor.
kansere-davetiye-cikaran-10-besin-5663127
– İşlenmiş beyaz un
Rafine edildikten sonra işlenen beyaz un, besin değerlerini kaybetmesinin yanısıra zararlı kimyasallar barındırıyor. Yalnızca kilo almamızı sağlayan bir besin olmaktan çıkıp aynı zamanda kanser riskini artırıyor.
– Diyet gıdalar
Özellikle yapay tatlandırıcılar dahil olmak üzere, diyet gıdalara eklenen renk ve tat vericiler bu besinleri sağlıksız yapıyor.
kansere-davetiye-cikaran-10-besin-5663136
Yapay tatlandırıcılar
Şeker kullanmamanız gerekiyorsa yapay tatlandırıcıları tercih ediyor olabilirsiniz. Fakat bilinenin aksine bu tatlandırıcılar kan şekerini kontrol etmeyi zorlaştırıyor ve beyin tümörlerine dahi sebebiyet verebiliyor.
 kansere-davetiye-cikaran-10-besin-5663129
– Tütsülenmiş, salamura ve tuzlu yiyecekler
Bu yiyecekler, sindirildiğinde nitrik asidi, n-nitrozo denilen bileşime çevirerek özellikle mide ve kalınbağırsak kanserlerine öncü olabilir.
 kansere-davetiye-cikaran-10-besin-5663133
 kansere-davetiye-cikaran-10-besin-5663130
– Alkol
Yakın zamanda yapılan bir araştırmaya göre menopoz sonrası günde bir kez alkol kullanan kadınların meme kanserine yakalanma riski %30 daha fazla.
 kansere-davetiye-cikaran-10-besin-5663133
 – İşlenmiş et
Sosis, jambon, salam gibi etlerin çoğu aşırı tuz ve kimyasal barındırır. Bir araştırmaya göre düzenli olarak bunlardan yiyen insanların erken ölüm riski %43 artmış durumda.
 – Çiftlik somonu
Çiftliklerde yetiştirilip doğal beslenemeyen somonlar, tüm faydalarını yitirip bünyelerinde barındırdıkları kimyasal ve antibiyotiklerle kansere kadar sebebiyet verebiliyor.

Sağlıklı Yaşam için İyi Beslenme ve Spor…. Maydanozun 10 Faydası

maydanoz Kalp Sağlığı: Maydanoz, en önemli B vitaminlerinden biri olan folik asit içerir. Folik asit, vücutta yüksek oranlarda bulunduğunda direkt olarak damarları tahrip eden ‘homosistein’ adlı molekülün nötralize edilmesinde kullanılır.
 Kilo Verme: Çoğu diyet listesinde maydanoz çayı veya maydanoz suyunun yer aldığını biliyoruz. Bunun nedeni aslında maydanozun yağ yakmaya, kilo vermeye değil, vücutta bulunan fazla suyun atılmasına yardımcı olmasıdır. Maydanoz, idrar söktürücü etkisiyle ödemin atılmasını hızlandırır.
 Ağız Kokusu: Maydanozda bulunan klorofil kronik ağız kokusunu giderir ve nefesi tazeler. Bitkiye yeşil rengini veren klorofil aynı zamanda kanı temizler ve yeni kırmızı kan hücresi üretimini destekler.
  maydanozun faydaları  Böbrek Sağlığı: Maydanoz ve maydanoz suyunun böbrek taşının vücuttan atılmasını hızlandırmak için tüketiliyor. Maydanoz aynı zamanda, herhangi bir böbrek rahatsızlığı olmayanlara da, böbrek fonksiyonlarının geliştirilmesi ve sodyumun böbrekler tarafından işlenmesinin kolaylaşması için önerilmektedir.
 Kanserden Korunma: Maydanoz özellikle kolon, meme ve cilt kanserinden korunmak için önerilen bitkiler arasında.
Göz Sağlığı: Maydanoz, göz sağlığı için kritik önemi bulunan A vitamini bakımından zengindir. A vitamini retinada ışık hassasiyetini sağlayan ‘rodopsin’ pigmentinin üretilmesinde kullanılır.
Cilt Sağlığı: Cilde esnekliğini veren ve yaşlanmanın etkilerini geciktiren kolajen üretiminde c vitamini kullanılır. Yüksek oranda C vitamini içeren maydanozu düzenli olarak tüketerek cildin ihtiyaç duyduğu vitaminini yeterli oranda almasını ve c kırışıklıkların gecikmesini sağlayabilirsiniz.
maydanoz fiyatları Gaz: Yemeklerden sonra gaz sorunu yaşıyorsanız maydanoz suyu veya çayı içebilirsiniz. Gazı azaltmak için maydanoz çayını çok hızlı içmeyin, her 2-3 dakikada bir kaç yudum alın.
Öksürük ve Sinüzit: Maydanoz suyu, hastalık veya alerji nedeniyle artan mukusun vücuttan daha hızlı atılmasına yardımcı olur. Aynı zamanda sinüslerin dolduğu ve öksürün arttığı zamanlarda maydanoz çayı veya suyu içmek iyi gelir.
UYARI: Hamileler, kasılmalara neden olabileceği için maydanoz suyu içmemelidir. Maydanoz suyunun günde 30-50 ml’den fazla tüketilmesi önerilmez. İdrar söktürücü ilaç veya herhangi bir sağlık sorunu nedeniyle düzenli olarak ilaç kullanıyorsanız maydanoz suyu içmeden önce olası yan etkiler hakkında doktorunuzdan bilgi alabilirsiniz.

Milliyet

WhatsApp hangi bilgilerimizi topluyor?

WhatsApp hangi bilgilerimizi topluyor?

25 Kasım 2014
Whatsapp mesajlarınızı bakın ne yapıyor

WhatsApp’ın şu anda en fazla metin tabanlı mesajlaşma aracı olarak kullanılan uygulama olduğunu söylememiz yanlış olmaz. 600 milyonu geçkin kullanıcısı bulunan WhatsApp, kişisel bilgileri toplamayı seven Facebook tarafından satın alındıktan sonra bilgilerimizi toplamaya devam ediyor mu?

 HANGİ BİLGİLER TOPLANMIYOR?

WhatsApp, gizlilik notlarına göre kişi isimleri ve adresleri saklamıyor. Kişi isimleri ve numaralar, WhatsApp’ın sunucularında değil de telefonunuzda eşitleniyor. Facebook’un aksine WhatsApp, konum bilgisini de toplamıyor.

Bunların dışında WhatsApp, uygulama üzerin den gönderilen verilerin güvenliliğini garantilemiyor. Yani eğer hack’lenirseniz mesajlarınız riskte olabilir.

MESAJLARINIZ TOPLANIYOR MU?

WhatsApp, mesajlarınızı uzun süre saklamıyor. Sunucular, teslim edilmeyen mesajları 30 gün saklıyor, bu süre içerisinde mesaj teslim edilmemişse siliniyor.

WhatsApp gizlilik notlarına göre hizmet, tarih damgaları ve mesajların hangi numaralara gönderilip hangilerinden alındığı gibi günlük bilgileri saklıyor. Hizmet üzerinden alınan dosyalar, “kısa bir süre” saklandıktan sonra siliniyor.
WHATSAPP SATIN ALINDIKTAN SONRA İŞLER DEĞİŞİR Mİ?

WhatsApp’ın kurucusu olan Jan Koum ve Facebook’un CEO’su Mark Zuckerberg, WhatsApp’ta hiçbir şeyin değişmeyeceğini söylüyor. Koum olayı bir adım daha öteye taşıyarak temel değerlerin ve inançlarının değişmeyeceğini söylüyor.
GİZLİLİĞİNİZ KONUSUNDA ENDİŞENİZ VARSA NE YAPABİLİRSİNİZ?

Eğer kişisel gizliliğiniz konusunda endişeniz varsa, iCloud özelliğinizi kapatabilir, profil resminizi, son göründüğünüz tarihi ve durumunuzu sadece adres defterinizdeki kişilere göstermeyi tercih edebilirsiniz.

WhatsApp’ın Android uygulamasında yeni sunmaya başladığı şifreleme işlevi de, mesajlarınızın başka kişiler tarafından okunmadığı konusunda içinizi rahatlatabilir.

 

Hürriyet

Kemal Sunal doodle oldu

Türk sinemasının güldüren adamı efsane oyuncusu Kemal Sunal, 70. doğum gününde, ünlü arama motoru google’ın doodle’ı oldu.

Kemal-Sunalın-70.ci-dogum-gunu-google-doodle-oldu

Türk sineması’nın büyük komedi oyuncusu ve sinema oyuncularından biri olarak kabul edilenKemal Sunal‘ı google unutmadı. Google, Kemal Sunal’ı giriş sayfasında doodle yaptı.

Kemal Sunal, oynadığı rollerle Türk sinemasına yeni bir soluk getirdi. Çevirdiği filmlerde genellikle saf, şanslı, iyi yürekli karakterleri canlandırmıştır. Filmlerinin ilk gösterimlerinden yıllar sonra bile hala büyük bir ilgiyle izlenmesi olgusunu, yazmış olduğu bilimsel yüksek lisans tezinde sosyolojik olarak irdelemiştir.

İstanbul Küçükpazar semtinde doğan oyuncunun babası Mustafa Sunal; annesi Saime Sunal’dır. Kemal Sunal‘ın, Cemil Sunal ve Cengiz Sunal adında iki kardeşi vardır.

Kemal Sunal, ilkokulu Mimar Sinan İlkokulu’nda okudu, Vefa Lisesi’nden mezun oldu. Yüksek tahsiline Marmara Üniversitesi Gazetecilik bölümünde başladı. Öğrenimi sırasında Emayetaş Fabrikasında çalışmış, ayrıca elektrikçide çıraklık yapmıştır. Vefa Lisesindeki felsefe hocası Belkıs Balkır’ın sanatçıyı Müşfik Kenter ile tanıştırmasının, Kemal Sunal‘ın kariyerinde önemli yeri vardır.

Şarja takılı cep telefonu kullanmayın

ANTALYA (AA) – HÜSEYİN KANBER –

-sarja-takili-cep-telefonu-kullanmayin--4902048Özen, AA muhabirine yaptığı açıklamada, cep telefonu bataryalarının  patladığına dair son günlerde çok sık haberler yer aldığını belirtti.
Cep telefonu bataryalarının güç kaynağı olarak kimyasal yapıya sahip  bir elaman niteliğinde bulunduğuna işaret eden Özen, “Bataryaların temas  noktalarında toz, sıvı, kirlenme gibi etkenlerin oluşması, patlama riskinin ana  faktörleri arasında sayılabilir. Aşırı sıcak ve aşırı soğuk ortamlar da patlamayı  tetikleyen faktörlerdendir. Bu nedenle cep telefonlarını aşırı sıcak ve soğuktan  uzak tutmak gerekiyor” dedi.
Cep telefonlarının son yıllarda çok fazla fonksiyon içermesi  dolayısıyla yoğun şekilde kullanıldığına dikkati çeken Özen, çok sık kullanılan  cihazın bataryasının da çabuk tükendiğini kaydetti.
– Şarj edilirken dikkat edilmesi gerekenler 
Cihazları şarj ederken bazı konulara dikkat edilmesini gerektiğini  anlatan Özen, “Akşam şarja konulup Sabah alma gibi yanlışlıklar yapılıyor. Her  telefonda pil şarj olduğu zaman otomatik kesen sistemler bulunmaması nedeniyle  telefon, sürekli enerji altında kalabilir. Bu da telefonun teknolojisine ve şarj  aletinin özelliklerine bağlı olarak Kaçak akımlarla hem telefona zarar verebilir  hem pilinin ömrünü etkiler hem de patlamasına yol açabilir” diye konuştu.
Telefonla şarjda iken konuşmanın büyük bir  yanlış olduğuna dikkati  çeken Özen, şöyle devam etti: 
“Özellikle anlık kaçak olması durumunda çarpılma  gerçekleşebilmektedir. Dolayısıyla yeni olsun, eski olsun cep telefonlarında şarj  edilirken aşırı ısınma hissediliyorsa veya telefonun bataryasında şekil bozukluğu  gözleniyorsa mutlaka orijinaliyle değiştirilmesi gerekir. Çünkü her an  patlayabilir. Patlama durumunda yaralanma ve doku yanıkları oluşabilmektedir. Yan  sanayi ürünleri daha ucuz olabiliyor ancak bunlar orijinal pil veya şarj  aletleriyle aynı standart özellikleri sağlayamayabilir. Dolayısıyla ürünün  orijinal olmasına dikkat edilmeli.”
Özen, ilk kez piyasa sürülen cihazlarda da patlama olabildiğini, bunun  standart eksikliği, imalat hatası gibi nedenlerden kaynaklanabileceğini söyledi.
Cep telefonu patlamalarında yaralanmanın, kimyasal bir reaksiyon  sonucu olması nedeniyle genellikle doku yaralanmalarıyla sonuçlandığını ifade  eden Özen, şunları kaydetti:
“Cihazda  elektrik kaçağı olması durumunda ciddi bir sorun  yaşanabilir. İnsan kalbi 30 miliamperlik akıma kadar dayanabilir. Eğer akım 100  miliampere kadar çıkarsa bu durumda çarpılma gerçekleşir. 100’ün üzerindeyse de  ölümle sonuçlanabilir. Bu durum özellikle şarja takılı iken konuşma durumunda  ortaya çıkabilir.”
– Diğer taşınabilir cihazlarda da risk aynı 
Bu tür risklerin sadece cep telefonlarıyla sınırlı bulunmadığının  altını çizen Özen, özellikle tablet başta olmak üzere çocukların yoğun zaman  geçirdikleri Oyun cihazlarında da aynı tehlikenin söz konusu olduğunu vurguladı.
Islak elle cep telefonuyla konuşmanın da tehlikeli olabileceğini  vurgulayan Özen, “Islak ya da aşırı nemli el ile cep telefonlarının kullanılması,  özellikle de şarjdayken tutulmuş ise çarpılma riskini artırır. Aynı şekilde çok  terli iken telefona tutmak, özellikle şarja takılı ise çarpılma riskini artıran  etkenlerdendir” dedi.
Özen, ömrü bitmiş bataryayı kısa aralıklarla şarja takarak kullanmanın  patlama riskini artırdığını sözlerine ekledi.
 milliyet

Sağlık yaşam için en temel tavsiyeler!

Sağlık yaşam için en temel tavsiyeler!
 Kadın-erkek fark etmeden birçok kişiyi yazın aldıkları kiloları verme ve kışı fit karşılama telaşı sardı.  Çünkü kış demek, kilo almak demek.  Uzman Diyetisyen Gamze Şanlı Ak bu süreçte neler yapılmalı konusuna önerileri ile ışık tutuyor.
Kahvaltı aşkına!
Güne sağlıklı bir kahvaltıyla başlamanın ne kadar önemli olduğunu birçok kez duymuşsunuzdur.  Kahvaltı, metabolizmayı hızlandırmanın yanı sıra kan şekeri seviyenizi dengeleyerek öğlen yemeğinde fazla yemenizi engeller.  Yapılan çalışmalar kahvaltı yapan bireylerin günün diğer saatlerinde daha sağlıklı beslendiklerini ve daha az kalori aldıklarını göstermektedir.  Eğer özel bir davet öncesinde birkaç kilo kaybetmek istiyorsanız; kahvaltınızın kadınlarda 250 kalori- erkeklerde 350 kaloriyi geçmemesine ve vücudunuza yeterli enerjiyi vermesi için uzun süre tokluk hissi sağlayan protein (yumurta, peynir, süt, yoğurt) ile sağlıklı karbonhidratlar (tam tahıllar, meyve, sebze) kombinasyonunu içermesine özen gösterin.
Kalori bombası sıvı içecekleri bırakın!
Meyveli sodalar, şekerli-gazlı içecekler, meyve suları ve kremalı kahveler tanıdık mı geliyor? Yüksek kalori içeren bu içeceklerden uzak durup onun yerine ‘0’ kalori olan SU içmeye ne dersiniz? Düşünün; her gün içtiğiniz 2 kutu şekerli-gazlı içeceği kaldırmanız ay sonunda yaklaşık 7500 kalori kar etmeniz ve 1 kiloya elveda demeniz anlamına gelir. Ne kadar basit değil mi sadece içtiklerimize dikkat ederek ayda 1 kilo verilebilir. Aynı zamanda 1 kutu gazlı içecekte 12 küp şeker olduğundan yola çıkarsak iki kutu içtiğinizde ayda maalesef 720 küp şeker vücudunuza giriyor ve kilo aldırmanın dışında hücrelerinizi yaşlandırıyor demektir.
Nişastayı azaltın!
Makarna, ekmek ve pirinç gibi besinleri doğal olarak yemeye eğilimliyiz çünkü karbonhidratlar mutlu olmamızı sağlayan serotonin kimyasalının artmasını sağlarlar. Ancak forma girmek istiyorsanız biraz daha özen göstermeniz ve nişasta alımında ölçülü olmanız gerekir.  Yapılan bir çalışmada; karbonhidrat isteği yüksek olanların diğer bireylere oranla günde  800 veya daha fazla kalori aldığı ve fazla kilolu ya da obez bireyler olduğu ortaya çıkmıştır.  Favori sandviçinizi tek ekmekle tercih ederek, ana yemek olarak koca bir tabak kremalı makarna veya risotto yemek yerine yağsız etinizin yanına kadınlar için 2-3 kaşık, erkekler için 4-5 kaşık makarna/pilav alarak,  nişasta alımınızı azaltabilirsiniz.
İncelmek için pişirin!
Tufts Üniversitesi’nde yapılan çalışmalar, evde yemeğini kendi yapıp yemek yerine restoranlarda yemek yemeği seçenlerin %33 daha fazla kalori aldığını gösteriyor. Restoran yemekleri çoğu zaman oldukça büyük porsiyonlarda ve yağ içerikleri yüksek olduğundan sandığınızdan daha çok kalori yüklüdür.  Modern hayatın getirileri içinde evde yemek pişirmek zor olabilir ancak öğle yemeğinizi restoranlarda yeme zorunluluğunuz varsa en azından akşam yemekleri için evi tercih edin.
Gerçek ya da tatlandırıcı – Şekeri hayatınızdan uzaklaştırın!
Kesin olan bir gerçek var ki şekeri hayatınızdan çıkardığınızda kilo vermek için önemli bir adım atmış olacaksınız.  Tatlandırıcılar iyi bir alternatif olarak gözükse de yapılan bazı çalışmalar, diyet içecekler içmenin ya da yemenin fazla kilolu olma riskini arttırdığı yönünde.  Şeker tüketimi kalıcı mutluluk vermez aksine etkisi geçtikten sonra kendinizi daha yorgun hissetmeniz kaçınılmazdır.
Atıştırın, açlığınızı yatıştırın!
Sık ara öğün yapmak metabolizmayı canlı tutar ancak hızlı çözümler arıyorsanız üç ana öğün ve acıktığınız herhangi bir saatte tek bir ara öğün de yeterli gelebilir. Diyet programlarının kişiye özel hazırlanmasının esas sebeplerinden biri de budur. Her bireyin farklı metabolizması, özellikleri vardır ve bireye bağlı çözümler geliştirmek,  hayatı karmaşıklaştırmanın aksine kolaylaştırmak önemlidir.  Ara öğün seçimleri kadınlar için 150-200 kalori, erkekler için 200-250 kalori sihirli etki göstermektedir.  Atıştırmaya ihtiyaç duyarsanız; dilimlenmiş ve limonlanmış salatalık, havuç, kuşkonmaz imdadınıza yetişecektir.
Mutfak sizi mi çağırıyor!
Akşam yemeği sonrasında gece yaşanan yeme ataklarının asıl suçlusu duygularımız! Sıkıldınız, üzüldünüz yada sevindiniz… Duygularınız sizi yemeğe teşvik edebilir. Bazen su içmek için bile olsa mutfağa gitmek tezgahın üzerinde size göz kırpan bir parça çikolatayı mideye indirmek anlamına gelebilir bu nedenle en iyi sonuç için su şişenizi yanınıza alın. En geç 22.00 itibariyle de mutfağınızın ışıklarını söndürün ve sabaha kadar uğramayın. Rahatlamaya mı ihtiyacınız var?Çubuk tarçın ilaveli rezene, beyaz çay ve melisa çayını deneyin.
Yağ yakan çözüm!
Özel bir davet için Küçük Siyah Elbisenizi & İtalyan Kesim Takımınızı giymeye sayılı günler mi kaldı? O zaman yürümeye başlayın böylece metabolizmanız yediklerini yak komutunu alacak ve harekete geçecek. Egzersiz aynı zamanda enerji seviyenizi de yükseltecek. Haftada beş gün bir saat egzersiz yapmanın vücudunuzda gerçekleştireceği değişikliği eminim sizde şaşıracaksınız.
Sodyum takibi!
Katılmanız gereken önemli gün geldiyse sodyum alımınıza ekstra özen gösterin. Sodyum, vücutta su tutulumunu sağlayarak ödem yapar ve kendinizi şişmiş hissedersiniz.  Paketlenmiş ve işlem görmüş ürünlerden uzak durup, yemeklerinizi pişirirken tuz yerine baharat kullanın. Gün içinde ananas, semizotu, kabak, maydanoz tüketin.
Erkekler mi Kadınlar mı Diyete Daha Sadık?
Kadınlarda durum daha zor.  Zayıflama takıntısı ve medya baskısı çok küçük yaşta etkiliyor. Çok korkutucu ancak 3 yaşındaki kızlar, şimdiden zayıf olmak düşüncesindeler. Güncel araştırmalar, bazı kızların 6 yaşına geldiklerinde kilolarını kontrol etmek için yediklerini kısıtladıklarını gösteriyor. Bu durum, kadınlar üzerinde ciddi baskılar yaratarak adölesan ve yetişkinlik döneminde sağlıklı beslenmek yerine sürekli kısıtlayıcı diyetler yapıp kilo alıp-verme şeklinde devam ediyor.
Erkeklerde ise 20’li yaşlardan 30’lu ve 40’lı yaşlara geçişte kilo alma süreci hızlanıyor.  Sağlığı ve fiziksel görüntüsü için telaşa kapılan erkekler, internet-gazete ve dergilerden ulaştıkları düşük kalorili diyetlerle, fazla egzersizle veya yanlış bilgilerle kilo vermeye çalışıyorlar.
Erkekler ve kadınlar üzerinde ortak olarak yapılan çalışmalar, erkeklerin diyete uyma konusunda daha iradeli olduklarını gösteriyor. Dönemsel olarak değişen hormon seviyeleri, daha önce yapılan diyetler, duygusal dalgalanmalar, kadınlarda diyeti bozmaya teşvik edici etmenler arasında yer alıyor.
milliyet.com.tr

Gizli tehlikelere dikkat

Sadece çocukların değil büyüklerin de vazgeçilmez yaz lezzetleri arasında yer alıyor dondurma. Çikolata-kaymak ikilisine çeşit çeşit meyvelileri de eşlik ederken, hem keyif hem serinlik veriyor.

Çilekli, vişneli, limonlu da olsun derken bazen ipin ucu kaçabiliyor. Gün içinde “nasıl olsa zararı yok” denilerek birkaç kez de yenilebiliyor. Ama dikkat! Zira yaz aylarının bu masum görünüşlü serinletici lezzeti, hem satın alınırken hem de tüketirken hijyeninden içerisindeki fruktoz, glikoz şurubu ve şeker açısından sağlığı tehdit eden gizli tehlikeleri barındırabiliyor.

Dondurmanın yanı sıra bir de dondurma diye satılan “şekerli meyveli buzlar” var ki, özellikle çocuklar gün içinde çok sık tüketebiliyor. Acıbadem Bahçeşehir Tıp Merkezi Beslenme ve Diyet Uzmanı Özge Mergen Sağlam, ülkemizde son yıllarda obezite ve diyabette hızlı artış yaşandığını bu nedenle şeker ve şekerli gıda tüketiminde çok dikkatli olmak gerektiğini vurguluyor. Peki dondurma satın alırken ve tüketirken nelere dikkat etmeli, zararından nasıl kaçınmalı? Diyetisyen Sağlam’dan önemli uyarılar, öneriler:

ONUN DA KURALI VAR

“Onun da kuralı mı olurmuş?” demeyin. Kesinlikle var; hem de bir değil birkaç kural. Hepsi de birbirinden önemli. Aslında basit kurallar ama sağlığımız açısından büyük önem taşıyor. Yaz aylarının vazgeçilmez tadı dondurma artık mevsime de bakmıyor. Hem dondurma hem de dondurma görünümlü çubuk şeklindeki şekerli meyveli buzlar yaz kış satışa sunulur hale geldiğinden istediğimiz zaman elimizin altındaki bir tatlı olarak karşımıza çıkıyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Özge Mergen Sağlam, yaşı kaç olursa olsun büyük küçük herkesin favorisi olan bu lezzetin içerdiği şekerden sütüne, kullanılan meyvesine hatta suyuna kadar gerçekte sanıldığı kadar masum olmayabileceğini vurguluyor. Dondurmanın temel bileşeni olan süt, mikroorganizmaların kolaylıkla üreyebileceği riskli bir besin. Bu nedenle dondurmanın mutlaka pastörize sütten yapılmış olması gerekiyor. Hijyenik koşullarda üretilmiş ve soğuk zincir korunarak doğru koşullarda saklanmış olması da çok önemli. Diyetisyen Mergen, aksi taktirde gıda yoluyla özellikle de süt ve süt ürünlerinden bulaşan, insan sağlığını önemli ölçüde etkileyen ve çok hızlı üreyen bir bakteri olan salmonella riskinin oluşabildiğini belirtiyor. Salmonella gıda zehirlenmelerinden tifoya kadar pekçok hastalığa yol açabiliyor. Bu nedenle güvenilir yerlerden olmayan ve sokak satıcılarından alınan dondurmalar ciddi risk barındırabiliyor. Üstelik aldığınız dondurmanın gerçek sütten mi yoksa süt tozundan mı yapıldığına da dikkat etmeli. Gerçek sütten yapılmış dondurmayı tüketmek en faydalısı. Süt tozu gerçek süte göre tam 8 kat daha fazla yağ içeriyor.

ŞEKERE DİKKAT

Tercih dondurmadan yana bile olsa içerisindeki şekere dikkat etmek çok önemli. Bu kapsamda dondurmanın haftada 2 gün ile ve miktarının da 2-3 top arasında sınırlı tutulması, sossuz hatta külahsız tüketilmesi önemli. Beslenme ve Diyet Uzmanı Sağlam, hem yetişkinlerin hem de anne babaların çocukları açısından dondurma tüketimine dikkat etmeleri, dondurma tüketim sıklığını mutlaka kontrol altına almaları gerektiğini belirtiyor. İçeriği ister glikoz şurubu isterse sofra şekeri olsun, her iki şeker türünün de kan şekerine olan etkisi nedeniyle diyabet hastalığı olanların dondurmadan olabildiğince uzak durmalarını öneren Diyetisten Sağlam “Ülkemizde de son yıllarda obezite ve tip 2 diyabet görülme sıklığı hızla artıyor. Bunda yetersiz hareket ve yanlış beslenme alışkanlıkları yadsınamaz. Bu nedenle şeker ve şekerli gıdaların da tüketimi mutlaka kontrol altına alınmalı” diyor.

DONDURMA MI ‘YENİLEBİLİR BUZ’ MU

Eski zamanlarda doğal içeriklerle, doğal yöntemler kullanılarak hazırlanan dondurma, artık artan talebi karşılamak için gelişen gıda teknolojilerinden yararlanılarak hazırlanıyor. Üretimi Türk gıda kodeksi yönetmeliğinde belirtilen iki ayrı tebliğe bağlı kalınarak yapılıyor. ‘Dondurma Tebliği’ne göre üretilen üründe süt, kaymak, salep, yumurta sarısı, şeker, doğal aroma ve/veya meyvelerin bulunması gerekiyor. Diğer tebliğ ise ‘Yenilebilir Buzlu Ürünler Tebliği’ ki şu an piyasada bulunan dondurma sanılarak yenilen ürünlerin çoğu bu kategoride üretilen ürünlerden oluşuyor. Bu ürünlerin içerisinde bitkisel yağ, süt, yağsız süt tozu, buz, su, şeker, glikoz şurubu, bitkisel yağ tozu, peynir altı suyu, emülgatör (yağ asitlerinin mono ve digliseritleri), stabilizatörler (guar gum, karboksimetil selüloz, karregenan gibi), asit düzenleyici (sitrik asit), renklendiriciler ve doğala özdeş aromalar bulunuyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Sağlam, “Bu noktada, eğer dondurmanın besleyici özelliğinden yararlanmak, yaz sıcağında lezzetli bir serinlik keyfi yaparken vücudumuza fazlaca glikoz şurubu ve şeker yükleyip insülin dengemizi alt üst ederek açlık ataklarına maruz kalmamak ve diğer yandan ekstradan doymuş yağ yüklenmemek için etiket okuma alışkanlığını edinmek ve tükettiğimizin ‘dondurma’ mı yoksa ‘yenilebilir buzlu ürün’ mü olup olmadığının ayrımını yapmak gerekli gözüküyor” diyor.

hurriyet.com.tr